
DÖRTLÜK-I Ölü, ölümden korkmaz Ölüm sağlar içindir! Ova yıkımdan korkmaz Yıkım, dağlar içindir! SEBAHAT MAYDA YAVUZ ***** GİTME, KAL DESEM?.. Hani; Bir ayağın içerde Tam çıkacakken Kalbimin kapısından Gitme Kal, desem?.. Hani; Başka gözlere Dalmamışsa gözlerin, Yankılanmıyorsa Başka bir ses Kalbinin dağlarında, Kurşun sıkmamışsa Sevdama kalbin, Çıkma Kal, desem?.. Sen de seviyorsan Beni halâ, Ve düşünüyorsan Seni düşündüğüm kadar, Yok ediyorsa mesafeleri Sevgin, Gitme! Bir kez daha düşün!.. Sebahat Mayda YAVUZ *** KELİMELERLE OYNAYAN ÇOCUK! Ne bir oyuncağı Ne de bir arkadaşı vardı, Aldı kelimeleri çocuk Oyuncak yaptı, Önce; Uçurtma Yazdı, Sonra; Kuyruk, Kuyruğa Yıldızlar taktı Saldı gökyüzüne, Oyuncağı olmayan Tüm çocuklar Oynasın, diye!.. __________________ Sebahat Mayda YAVUZ ******** MEMLEKET YATAR! Kaç gazeteciyi örttü, uğruna hayatını verdiği gazete? Kefenine mi yazar gazeteciler, bu memlekette? Bir gazete örtmüşse bir gazeteciyi, bilin ki orada cinayet var! Ama altında; bir gazeteci değil, memleket yatar! __________________ Sebahat Mayda YAVUZ ******* BEYAZ ÇOK YAKIŞMIŞ Beyaz çok yakışmış Giyme bir daha, Nazara gelirsin; Kem bakan olur, Başına kar yağan Bir ağaç gibi; Görkemli duruşun Durma ne olur, Bakarsın kalbine; Bir çift söz vurur, Açarsın kapıyı; Bir çift göz vurur, Arsız aşktır belki Kalır orada, Beyaz çok yakışmış; Giyme bir daha!.. Sebahat Mayda YAVUZ ******* O SUSTU, BEN AĞLADIM!.. Almış başını Elleri arasına, Düşünüyordu; Kara kara, Usulca Sokulup yanına Dokundum omuzuna; -Derdin ne(?) dedim, Ağlamaklı gözlerle Baktı bana, -Adın ne(?) dedim Başladı Hıçkırarak ağlamaya, O ağladı, Ben ağladım, Yineledim sorumu; -Adın ne(?) dedim Fısıldadı usulca; “TÜRKÇE“ dedi, O SUSTU; BEN AĞLADIM!.. Sebahat Mayda YAVUZ ****** ACIKIYORUM! Oturup tezgâha Şiir dokuyorum, Dokuyorum, dokuyorum -Sonra? Acıkıyorum!.. __________________ Sebahat Mayda YAVUZ ****** KIRMIZI KARANFİLLER Elimde son sigaram Dilimde son şiirim Yürüyorum… Çıplak bir ağaca Dokunuyorum Isıtmak istercesine, Kimsesiz çocuklar Geliyor aklıma Yorganlar örtüyorum Üzerlerine… Işıklar yanıyor evlerde Hayaller kuruyorum, Yalnızlık daha da işliyor iliklerime… Kapınızın önünden geçerken Kırmızı karanfiller bırakıyorum Basacak üzerine, diyorum Basacak, Görmeyecek yine… Bir tepeye oturup Yıldızlar sayıyorum Bir yıldız kayıyor Elimle tutuyorum, Belki; sevdiğim birinin Yıldızıdır, Ölmesin diye… Bir avuç toprak Alıyorum elime, Kıskanıyorum alçakgönüllülüğünü Her canlı çiğniyor Seni, diyorum Hepsini doyuruyorsun yine… Kuşlara kızıyorum Gündüz uyusalar olmaz mı? Paylaşsalar bu gece Yalnızlığımı benimle… Işıklar sönüyor Bir bir evlerde Çocuklar, diyorum Küçücük çocuklar vardır O evlerde, Hepsinin ellerini tutuyor Düğmesiz ışıklar yakıyorum Gecelerine… Sondan bir önceki şiirim dilimde Yürüyorum, Geçerken kapınızın önünden Tüm karanfilleri alıyorum, Çünkü; sen de uyuyorsun Beni, düşünmüyorsun!.. Sebahat Mayda YAVUZ ******** VURULDU Çok para kazandı; Gitti; Silâh fabrikası kurdu; Fabrikasının ürettiği; Silâh ile; Vuruldu! Sebahat Mayda YAVUZ ******* ŞİİRLER SESSİZDİR Şiirler sessizdir Birtanem Şiirler sessizdir, Binlerce kez; Seni seviyorum Seni seviyorum Seni seviyorum Yazarım da; Duymazsın!.. Duyarım da Ta yüreğimin derinliğinde Titrerim, ürperirim Tepeden tırnağa, Yazarım da; Binlerce kez; Sen, bilmezsin!.. Seni nasıl sevdiğimi Bir Allah Bir yüreğim bilir, Duymazsın, Duyamazsın ki Şiirlerin sesini Şiirler sessizdir… __________________ Sebahat Mayda YAVUZ
**** MAHKÛM Babanı değil, Bizi mahkûm ettiler oğul! Babanı doyurur devlet, Yanar sobası koğuşta. Söyle, Ne yakacağız, Ne yeyip içeceğiz Karda kışta! Kadın olmak, Zaten Başlı başına mahkûmiyet. Sokağa çıksan Gösterirler Parmakla… Babanı değil, Bizi mahkûm ettiler oğul! İki elimiz Taş altında… __________________ Sebahat Mayda YAVUZ
******* HADİ ŞİİR İÇELİM! (Aşkı; törelere kurban edenlere ithaf edilmiştir.) Yine Bir kez daha Galipsin, Bir kez daha Aşkı Kurban ettik Sana, Kutlayalım Bu gece, Hadi şiir içelim; Şerefimizin Şerefine!.. Sebahat Mayda YAVUZ ******** BİN BEDEL ÖDEDİM Gözlerinin siyahı çöktü gönlüme Mutluluk mu verdin, sanki; ömrüme? Seninle geçen her saniyeye; Bin bedel ödedim, haberin var mı?.. Şarkılar, şiirler fayda vermedi, Eceli çağırdım; o da gelmedi, Ben sevdim, o beni ,hiç mi sevmedi? Bin bedel ödedim, haberin var mı?.. Kuruldun keyfince gönül köşküme, Şarkılar söyledin gönül dilince, Hiç merak ettin mi ne halde diye? Bin bedel ödedim, haberin var mı?.. Sebahat Mayda YAVUZ ****** ŞAŞMAYAN TERAZİ Haram çukuruna Battık diz boyu Bizi bu çukurdan Kurtar Allah` ım Haramı helâli Düşünen hiç yok Ne gelirse gelsin Yuttuk Allah` ım Yalan, rîya, rüşvet Bir derya oldu Şeytana cenneti Sattık Allah` ım Ölümü düşünüp Ders alan hiç yok Her gün ölüm görüp Alıştık Allah` ım Zenginin çocuğu Paralı asker Şehitlik fakire Nasip Allah` ım Kimisinde şato Kiminde çadır Kiminde mersedes Kiminde katır Dokunamam vekilime Hani ya asîl Kim vekil, kim asîl Şaştık Allah`ım Kızakla gidilen Karlı yol bizim Parayla gidilen Kârlı yol bizim Yolları da bir bir Şaştık Allah` ım Dini siyasete Kattık Allah` ım Kimi bulamıyor Ekmek parası Kimi yurt dışında Şahların şahı Şaşmayan terazi Adalet sende Burada terazi Şaştı Allah` ım. Sebahat Mayda YAVUZ ***** PERDE Dünya denen sahnede Bir rôl aldım sadece Gerektikçe oynadım Oyun bitti…Perde! Sebahat Mayda Yavuz ***** MÜREKKEBİMİ HELÂL ETMEM! Bak şiir! Gecemi Gündüzüme kattım, Saçımı Süpürge yaptım, Büyüdüğün de; İyi bir şiir Olmazsan; Mürekkebimi helâl etmem! Sebahat Mayda YAVUZ ***** BU VALS SANA Ölüm bu; Davetsiz misafir gibi Çat kapı Gelir ansızın Sormaz ki; Yaşın kaç? Baharında mısın? Yaşayamadıkların var mı hayatta? Buyur der; Bu vals sana! Sonra; Bir salâ sesi Duysun diye herkes; Öldüğünü, Bir tabutta saltanat Öyle ya; İlk defa taşınıyorsun Omuzlarda! Dikili ağacın Var mıydı yaşarken, Ki; öldüğün de olsun? Şimdi; mezar da parayla! Ölüm bu; Davetsiz misafir gibi Çat kapı Gelir ansızın, Sormaz ki; Yaşın kaç? Baharında mısın? Yaşayamadıkların var mı hayatta? Buyur der; Bu vals sana… Sebahat Mayda YAVUZ |